Spor Yapmanın 99 Nedeni

 

  1. Sağlığınızın değerini anlamanıza yardımcı olur.
  2. Yaşam kalitenizi arttırmanıza ve geliştirmenize yardımcı olur.
  3. Fiziksel performansınızı geliştirir.
  4. Kalp rahatsızlığı riskini azaltır.
  5. Maksimum oksijen kapasitenizi arttırır.
  6. Yüksek tansiyon riskini veya ilerlemesini azaltır.
  7. Yüksek tansiyonu olanların, tansiyonu kontrol altında tutmasına yardımcı olur.
  8. Kandaki Triglycerid seviyesinin azaltır.
  9. Kandaki iyi kolestrolu (HDL) artırır.
  10. Dinlenme kalp atımını düşürür.
  11. Kalp - damar dolaşımını geliştirir.
  12. Anaerobik eşiği arttırır, bu da çabuk yorulmayı ve dolayısıyla kanda laktik asit birikiminin erken oluşmasını engeller.
  13. Kalp rezervini artırır.
  14. Kalbinizin bir atımda vücuda pompaladığı kan miktarını artırır.
  15. Vücut ısınızı soğutma için, deri yüzeyine gerekli kan akış kabiliyetini artırır.
  16. Akciğer kapasitenizi arttırarak, oksijenin akciğerlerden kana geçebilme kabiliyetini arttırır.
  17. Kalp krizi geçirdikten sonra, hayatta kalma şansınızı arttırır.
  18. Koronerde kan pıhtılaşma hassasiyetini düşürür.
  19. Kandaki yoğunlaşmayı azaltır
  20. Kalbinizin daha verimli pompalama işlevini yapmasını sağlar
  21. Kanınızın kan plazma hacmini genişletir.
  22. Orta seviyeli egzersizler sırasında, kalp atım sayısını düşürür.
  23. Anormal nabız atım incinmelerini azaltır.
  24. Kaslarınızın kandan oksijen çıkarma kabiliyetini artırır.
  25. Çarpıntı riskini azaltır.
  26. Çok çeşitli sebeplere bağlı baş ağrılarından kurtulmanızı sağlar.
  27. Hamilelikte karşılaşılan birçok rahatsızlıklardan (ör. kabızlık, belağrısı, mide ekşimesi gibi) kurtulmanızı sağlar.
  28. Sıcaklığa karşı tahammülünüzü artırır.
  29. Endişe ve kuruntularınızı azaltır.
  30. Streslerden korunmaya ve kurtulmaya yardımcı olur.
  31. Vücudun üst solunum yolları enfeksiyonuna karşı direncini artırır.
  32. Şeker hastalığınızın gelişme riskini azaltır.
  33. Şeker toleransınızın gelişmesini sağlar.
  34. Prostat kanserinin gelişme riskini azaltır.
  35. Sigarayı bırakmanıza yardımcı olur.
  36. Bağırsak kanserinin gelişme riskini azaltır.
  37. Göğüs kanserinin gelişme riskini azaltır.
  38. Eklem rahatsızlıklarından dolayı, eklemlerin bozulma oranını yavaşlatır.
  39. Kan şekerinin kontrol altında tutulması için gerekli insulin miktarının düşürülmesine yardımcı olur.
  40. Yüksek tansiyona bağlı ciddi komplikasyonlara maruz kalma oranını azaltır.
  41. Yaralanmalara karşı korunmayı sağlar.
  42. Eklemlerdeki kıkırdak dokunun yoğunluğunu arttırır.
  43. Stresle başa çıkmanıza yardımcı olur.
  44. Bağışıklık sisteminizin iyi şekilde çalışmasını geliştirir.
  45. Kabızlıktan kurtulmanıza yardımcı olur.
  46. Depresyonun hafifletilmesine ve atlatılmasına yardımcı olur.
  47. Soğuk ortamlara çabuk adapte olma kabiliyetinizi artırır.
  48. Bel ağrılarının hafiflemesine ve kurtulmanıza yardımcı olur.
  49. Bel ağrılarından doğan sıkıntıların azalmasını sağlar.
  50. İnsuline karşı,doku duyarlılığını artırarak, kan şekerinin daha iyi kontrol edilmesine yardımcı olur.
  51. Yüksek tansiyonu kontrol için alınan ilaçların, yan etkilerine karşı koymaya yardımcı olur.
  52. Eklem esnekliğini korur ve gelişmesine yardımcı olur.
  53. Eğer yüksek tansiyonunuz varsa, bunu kontrol etmek için aldığınız ilaç ihtiyacını 20 - 30 % azaltır.
  54. Kemik erimesi hastalığı riskinin gelişmesini azaltır.
  55. Zihinsel uyanıklılığınızı artırır.
  56. Yaşa bağlı olarak oluşan kemik bozulmalarının yavaşlamasına yardımcı olur.
  57. Endometriyoya karşı riski azaltır.
  58. Eklem rahatsızlıklarından doğan acılara karşı koyma toleransınızın artmasını sağlar.
  59. Kilonuzu korumanıza veya kilo kaybetmenize yardımcı olur. Sadece diyet yaparak değil.
  60. Yaratıcılık gücünüzün artmasına yardımcı olur.
  61. Yağsız vücut dokularınızın korunmasına yardımcı olur.
  62. Sağlık harcamalarının ve ilaç kullanımının azalmasına yardımcı olur.
  63. Yabancı madde kullanımı ile mücadeleye yardımcı olur.
  64. Fazla kalorilerin yakılmasına yardımcı olur.
  65. Yüksek oranda gıda tüketmenizi sağlar, fakat buna rağmen, kalori dengenizin aynı kalmasına yardımcı olur.
  66. Ağır ilerleyen şişmanlığa karşı korur.
  67. Denge ve koordinasyonunuzun gelişmesine yardımcı olur.
  68. İştahınızın kısa süreli etkilerle azaltılmasına yardımcı olur.
  69. Ani kabarmaların üstesinden gelmeye yardımcı olur.
  70. Yaşlı bireylerdeki kısa süreli belleklerin gelişmesine yardımcı olur.
  71. Adet kanamalarından doğan belirtilerin hafiflemesine yardımcı olur.
  72. Genel ruhsal durumunuzun gelişmesini sağlar.
  73. Kolay ve iyi uyumanıza yardımcı olur.
  74. Kilo kaybına, özellikle vücuttaki yağdan kaybetmenize yardımcı olur.
  75. Kemiklerinizin kırılmalara karşı direncini ve yoğunluğunu artırır.
  76. Dinlenme durumundaki metabolik seviyeyi korumanıza yardımcı olur.
  77. Kassal güç seviyenizi arttırır.
  78. Kassal dayanıklılık seviyenizi artırır.
  79. Egzersizden sonra çabuk toparlanabilme kabiliyetinizi artırır.
  80. Uygun kas dengenizi korumanıza yardımcı olur.
  81. Cinsel hayatınızın istenen doyumda ve düzeyde artmasını sağlar.
  82. Vücudunuzun dik durmasının gelişmesini sağlar.
  83. Egzersiz sırasında vücudun enerji elde etmede yağ kullanabilme kabiliyetini arttırır.
  84. Solunum sistemindeki kasların gücünün ve dayanıklılığın artmasını sağlar.
  85. İyi bir fiziksel görünüş sağlar.
  86. Kendinize olan güven duygunuzu arttırır.
  87. Rahat olmanıza yardımcı olur.
  88. Kısa süreli bilgileri hafızanızda tutma kabiliyetini geliştirir.
  89. İşveriminizi arttırır.
  90. Bol enerji verir. Günlük hayatınızda acil durumlarda ihtiyacınız olan enerjiyi sağlar ve sonradan ihtiyaç olabilecek daha fazla enerjinizi korumanıza yardımcı olur.
  91. Hastalıklara bağlı olarak iş günü kaybınızı azaltır.
  92. Bağımsız hayat tarzını korumanıza yardımcı olur.
  93. Yeni insanlarla karşılaşmanıza ve yeni arkadaşlar edinmenize yardımcı olur.
  94. Fiziksel zindeliğinizi geliştirerek, hayata daha yaratıcı olarak adapte olmanızı sağlar.
  95. Aktiviteler, kemiklerin güç depolamasına ve orta şiddetli egzersizler sırasında daha fazla baskı yaparak hem daha çok güç depolamasına hem de kemik yoğunluğunun artmasını yardımcı olur.
  96. Egzersiz, bağ ve bağ dokularını kuvvetlendirerek, yaşa bağlı olarak oluşabilecek sakatlıkları azaltır.
  97. Önceden hareketsiz bir yaşam tarzına sahip kişilerin, yorgunluğa karşı direncini artırır ve dinçlik hissinin oluşmasını sağlar.
  98. Hatta kalp hastaları bile, kalp ve solunum sistemlerini çalıştırıcı egzersizler yaparak, hastalığının üstesinden gelmek için gayret sarfederek, korkularından kurtulmalarına ve normal yaşamlarına dönmelerine yardımcı olur.
  99. Spor yapmak, sıkıntılarınızın azalmasına, eğlenme ve neşelenmenize, kısaca hayattan zevk almanıza yardımcı olur.
Egzersizin yararları
 
Hareketsizlik, başta kalp, yüksek tansiyon olmak üzere birçok hastalıkta etkili rol oynuyor. Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz'ın, kısa süreli bir çalışma olmayıp, bir yaşam biçimi haline getirilmesi gereken egzersizin yararları ile ilgili sunduğu bilgiler :
 
Öncelikle egzersizi tanımlayan Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, sağlıklı bir insanın günlük yapması gereken egzersizin ne kadar olması gerektiğini de şöyle açıkladı: “Egzersiz, sağlığımızı korumak ya da gelişmiş olan sağlık durumumuzu devam ettirmek amacıyla yapılan, amaçlı hareketler olarak tanımlanabilir. Egzersiz yapacak olan kişinin yaşına, cinsine ve de sağlık durumuna hatta bazen kondisyon durumuna veya becerilerine göre farklı özellikler taşır ama genel bir tanımlama verirsek, haftada üç ile beş kez arasında yapılan düzenli, ritmik ve yaklaşık olarak 25-35 dakikalık bir program. Amaçlanacak olan hedefe göre bunun yoğunluğunun şiddetini ve süresini de değiştirmek gerekebilir”.
       
YAŞ GRUPLARINA GÖRE DEĞERLENDİRME
       Egzersizin yaş gruplarına göre değerlendirmesini yapan Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, çocukluk, erişkinlik ve yaşlılık döneminde yapılması gereken egzersiz için özel önerilerde bulundu: “Tüm insanlar hareket etmeli. Dünya Sağlık Örgütü’nün bu yılki sloganı, çok önemli, ‘Sağlığın İçin Hareket Et’. Sağlığımızı korumak ve genel sağlık için, gerçekten hareket etmeliyiz. Çünkü günlük hayatımızda aslında biraz gelişmiş olan teknolojiyle çok fazla oturuyoruz. Uzun süreli televizyon seyrediyoruz, hareketsiz kalıyoruz. Bu hem gençler için, hem erişkinler için, hem de yaşlılar için geçerli. Toplumun çeşitli kesimlerinin mutlaka egzersize özendirilmesi konusunda bilinçlendirilmesi gerekiyor. Belki öncelikle bir eğitim. Çocuklar için çocukluk çağından başlayarak, becerilerine, isteklerine, arzularına göre düzensiz egzersize çalıştırmak, alıştırmak ailenin görevi. Erişkinlik dönemindeyse, bu bir yaşam tarzına dönüştürmeye çalışmak gerekiyor ki, yaşlılık sürecinde de bunu devam ettirip, sağlıkla ilgili bizim için gelişmiş ve fonksiyonlarımızda önemli kazançlar sağlayabilsin.”
       Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, şu önerilerde bulundu: “Çocuklar için daha düşük tempolu, sevecekleri, grup egzersizlerinin ön planda olduğu egzersiz grupları. Yüzme, raket sporları, jimnastik grupları gibi önerilebilecek egzersizler sayılabilir. Erişkinlikte aslında hepimiz günlük hayatta çok fazla çalışıyoruz, çok az zamanımız var. Çok da fazla komplike salonlara veya bir takım egzersiz ekipmanlarına ihtiyaç yok. Yürüyebiliriz. Ama yürümeden kastımız tabi ki tempolu bir yürüme ve süresinin mutlaka 35-40 dakikalara kadar çıkması. Yaşlılıkta iş birazcık daha değişiyor. Yaşlılığın bir takım fizyolojik değişiklikler var. O nedenle yaşlılarda bunu yine basit olarak yürüme veya bir takım özel sorunları varsa evde kullanılan spasyonel bir takım bisikletler, belki de grup aktiviteleri, dans gibi bir takım aktivitelerle toplumsal ve sosyal ilişkilerini de güçlendirecek olan çalışmalar olarak değiştirebiliriz.”
       Çocukları spora yönlendirme ile ilgili olarak ise Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, şu önerilerde bulundu: “Çocuklara, hatta spor yapmayı amaçlayan herkes için öncelikle sağlık durumu gerçekten düzenli bir egzersizi ya da çok ileri bir takım kondisyonu geliştirecek egzersizlere uygun mu diye bir kontrolü öneriyoruz. Bundan sonra çocuk ne istiyor, ne tür bir egzersiz istiyor, neden hoşlanıyor? Yüzmekten mi, raket sporlarından mı hoşlanıyor? Ya da çocukların çok çok sevdiği, yine beraber olmaktan dolayı hoşlandıkları basketbol, voleybol gibi aktivitelerden mi hoşlanıyor? Herhalde o hoşlandığı becerisini geliştirme yönünde, gerek sporla ilgili onunla birlikte çalışan beden eğitimi öğretmeninden de destek alarak değişik kulüplerde istediği bir aktiviteye yönlendirmek mümkün olacak. Ama çok zorlayıcı, belli bir gelişme döneminde, özellikle çok aşırı yük binici, tabi bir kız çocuğu için çok söyleyemeyiz belki ama erkek çocukları için sıkça rastlanan ağırlık kaldırma, halter yapma gibi eklemlerin gelişme döneminde çok zarar görebilecek bir takım travmatik sporlardan da kaçınmak gerekiyor. Herhalde çocuk ve öğretmeniyle iyi bir beceri olabilecek egzersiz seçilebilir.
       
EGZERSİZİN BIRAKILIP, TEKRAR BAŞLAMAK
       Egzersizi bırakılıp, tekrar başlandığı zaman kaslarda, eklemlerde, ve damarlarda meydana gelen değişiklikler konusunda Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, şu bilgileri verdi: “Egzersiz düzenli olarak yapıldığı zaman gerçekten insanda biyolojik olarak çok önemli değişikliklere yolaçıyor. Fakat bırakıldığı zaman bu biyolojik değişikliklerin birçoğunda geriye dönüş ortaya çıkıyor. Örneğin kişinin kondüsyonu dediğimiz maksimum işe karşı yapmış olduğu becerisi, oldukça anlamlı şekilde düşüyor. Maksimum oksijen tüketimi çok anlamlı şekilde azalıyor. Eklemler çevresindeki bağ dokularının esnekliği kayboluyor. Bu nedenle eklemler veya kemikler ve eklem çevresinde daha kolay travmatize olma özelliğine kavuşuyor. Vücut yağ kütlesi ciddi şekilde artış gösteriyor, egzersizi bıraktıktan sonra. Ama bunların hiçbiri tekrar egzersize başladığımız zaman geri dönmeyen şeyler değil. Mutlaka tekrar egzersize döndüğümüzde şiddeti hafif ve düşük olmak üzere yeniden egzersiz programı yaparsak, bu zararlı etkilerin ortaya çıkmasını engellemiş oluruz. Çok kalıcı bir takım etkiler ortaya çıkarmıyor. Ama şöyle ki geç dönemde oluşmuş sağlık sorunlarını bunun dışında bırakıyorum. Örneğin kalp damar hastalıklarının gelişimi, hipertansiyonun çok ciddi şekilde artması. Obezite dediğimiz ileri şişmanlık gibi bir sürece geçmişse bu bıraktığımız süreç, o zaman daha farklı programlar ve vücuda zarar vermeyecek olan bir takım egzersiz programları düzenlemek gerekiyor. Ve mutlaka bir daha sağlık kontrolü..”
       
OTURMAK, OTURMAK, OTURMAK ...
       Teknolojinin getirdiği bir başka probleme değinen Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, oturarak vücudumuza neler yaptığımızı şöyle açıkladı: “Oturunca vücudunuzda neler değişiyor? Bir kere oturduğumuz zaman özellikle kalbinizin peripere göndermiş olduğu kan hacmi anlamlı derecede düşüyor. Nabzınızda önemli değişiklikler oluyor. Kan basıncınız yükseliyor. Bu atıştırma dediğimiz yeme fonksiyonları bizim vücudumuzda özellikle kolesterol düzeyi lipid düzeyinde anlamlı bir takım değişikliklere sebep olur. Glikoz depolarımız artıyor, kan şekerimizde bir takım değişiklikler ortaya çıkıyor. Ve vücudumuzun bu fonksiyonlardaki değişikliklere bağlı olarak da uyum yetenekleri birazcık azalıyor. Aynı zamanda uzun süre oturmanın ortaya çıkardığı kastaki hareketsizlik, laktik asit gibi çok önemli bir takım metabolik değişikliklerden bahsetmek mümkün.”
       
DÜZENLİ SPORUN AVANTAJLARI
       Düzenli spor yapan kişilerin sahip olduğu biyolojik avantajlardan söz eden Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, şunları söyledi: “Biyolojik olarak organizmada ciddi değişiklikler ortaya çıkıyor. Örneğin kalp, solunum, dolaşım ve sindirim sistemlerimiz daha verimli ve düzenli olarak çalışıyor. Egzersiz yapan kişilerin istirahat nabızları ve kan basınçları düşük. Yine lipid, kolesterol ve kötü huylu kolesterol grubundan saydığımız trigliserid oranları daha düşük. Bu da aterosikloroz yani damar sertliği gelişimini engelleyici bir etki gösteriyor. Egzersiz yapan insanlar çevreleriyle uyumlu oluyorlar, mutlu ve huzurlu oluyorlar. Bu çok önemli bir avantaj. Yaşam kalitesi anlamlı derecede yüksek. Ölüm oranları belirgin derecede düşük egzersiz yapan kişilerde. Aktivitelerin artmasına bağlı olarak bizim için özellikle fizik tedavi dalında çok sıklıkla karşılaştığımız, osteoporoz adını verdiğimiz kemik sağlığı üzerindeki negatif etkileri ortadan kalkıyor. Eklemlerde belli zamanlarda ortaya çıkarmış olduğu gerilim, kas kuvvetinin artması ise zamanla ortaya çıkan osteartrit gibi şikayetlerden ciddi derecede koruyucu oluyor. Egzersiz, bir takım hormonların salımını destekliyor. Mesela endorfinler gibi... Bu kişilerde o nedenle ağrı birazcık daha az duyumsanıyor. Ve mutlu bir ruh hali, umutta anlamlı yükselme ortaya çıkıyor. Buna ilaveten son zamanlarda özellikle yapılan bir takım araştırmalar kolon kanserinde dahi anlamlı derecede egzersiz yapanlarda azalma oluştuğunu gösteriyor.”
       
MENOPOZ VE EGZERSİZ
       Menopoz döneminde ortaya çıkan osteoporoz riskine karşı Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, egzersizin önemini belirterek, şunları önerdi: “Osteoporoz, gerçekten posmenopoz dediğimiz, menopoz sonrası dönemdeki kadınlarda ve ileri yaş erkeklerde ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüşebilecek bir sağlık problemi. Çünkü ortaya çıkardığı problem, sadece kemik kütlesinde ya da kemiğin dayanıklılığında bir azalma değil, aynı zamanda kırık riski ortaya çıkarması nedeniyle de önemli bir yaşamsal sorun olarak önümüzde çıkıyor. Bu yaş grubu kadınlarda mutlaka ilaç tedavisi gerekli. Özellikle erken menopoz söz konusuysa, bir çok ilacın kullanılması gerekiyor. Bunlar hormon replasman tedavisi dediğimiz östrojen hormonlarının hala verilmeye devam etmesi olabilir. Kemik sağlığını destekleyen bir takım ilaçların kullanılması olabilir. Ama mutlaka düzenli kalsiyum ya da o yaş grubu kadının ihtiyacı olan 1000-1200 miligram kadar kalsiyumun alınması gerekli.”
       “Egzersiz, bizi ilaçlardan çok fazla kurtarmıyor” diyen Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, şöyle devam etti: “Ama egzersiz, gerek ilacı kullanmamızdaki yararını anlamlı derecede yükseltiyor. Artı, özellikle yer çekimine karşı da egzersizler yaptığımızda, örneğin ciddi bir tempolu yürüdüğümüzde oluşturduğu eklemlerde ve eklem çevresindeki yapılarda çekilmeyle kemiği destekliyor. Ve kemiğin kütlesinde de anlamlı derecede bir artış ortaya çıkarıyor. Çok komplike şeyler yapılmayacağını hep söyledim. Mutlaka haftanın üç ya da beş günü, kırk dakikaya kadar devam edebilen düzenli bir yürüme çok uygun olacaktır. Hatta kemik sağlığı için çok önemli yararlar sağlayacaktır.”
       
VARİS
       Toplardamar rahatsızlığı olan varisi olan kişilere ise Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, şu egzersizleri öneriyor: “Özellikle bacaklarda sık gördüğümüz şikayetlerden biri varis. Yürüme en uygun olan egzersizdir. Eğer imkan varsa ve uygulanabiliyorsa, yüzme yine önerebileceğimiz bir aktivite olacaktır ama biraz daha tabi ki havuz gibi bir takım olanaklar getirdiği için çok tempolu bir yürüme dışında ciddi şekilde koşu önermiyoruz. Hızlı ve tempolu bir yürüme uygun olacaktır.”
       
EGZERSİZİN HASTALIKLARDAN KORUYUCU ETKİSİ
       Egzersizin hastalıklardan koruyucu etkisinden söz eden Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, yaşam kalitesinin arttırılmasında ve tedavinin başarısında egzersizin rolünden şöyle söz etti: “Egzersiz, sadece sağlığı koruyan hareketler değil. Egzersiz hekimlerin elinde bir tedavi aracı. Özellikle bazı hastalıklarda biz egzersizi tedavi yöntemi olarak kullanıyoruz. Örneğin bel sağlığı ile ilgili problemler. Veya sizin bahsettiğiniz kalp damar hastalıkları yönündeki problemlerde... Kalp ileti bozukluklarından sonraki süreçte. Bir kalp ameliyatı geçirdikten sonra ya da uzun süreli yatak istirahatinden sonra normal yaşama dönüşte. Veya parkinson ve diabet bir takım hastalıkların da tedavisinde belirli bir süreç içerisinde ilacı tabi ki kullanıyoruz ama egzersizi de oldukça önemli bir tedavi aracı olarak kullanıyoruz.”
       
EGZERSİZİN ZARARLI OLDUĞU DURUMLAR
       Egzersizin özellikle önerilmediği durumlar da olduğunu dile getiren Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, egzersizin zararlı olduğu durumları şöyle açıkladı: “Egzersizin kesinlikle hiç yapılmaması gerektiği süreler de var, kontrollü yapılması gerektiği süreler de var. Hiç yapılmaması gereken hastalık süreçlerine bakarsak, özellikle yeni geçirilmiş bir enfarktüsten sonra, ateşli bir enfeksiyon hastalığı sırasında. Bir takım kontrolsüz olabilen metabolik hastalıklar sürecinde. Veya bir takım kalp, ileti bozukluklarında hastalık süreci içinde egzersiz yapılmamalı. Hamilelerde ve yaşlılarda ise dikkatli ve kontrollü bir egzersiz programı yürütülmeli. Ya da başka bir sağlık sorunu olan, örneğin bel hastalığı, boyun hastalığı ya da geçirilmiş bir ameliyat sonraki süreçte ise mutlaka hekimin belirleyeceği programlarla egzersiz sürdürülmeli. Ama diğer daha önce bahsettiğim durumlarda kesinlikle egzersiz yapılmamalı.”
       
ZAYIFLAMAK İÇİN...
       Doç. Dr. Hürriyet Yılmaz, son olarak zayıflamak için nasıl bir egzersiz programı uygulanması gerektiği konusunda bilgiler verdi: “Obezite dediğimiz şişmanlık ciddi bir problem. Ve sadece diyetle onu kontrol edebilmek mümkün değil. Mutlaka diyetle birlikte fiziksel akvitenin de bilinçli olarak yönlendirilmesi gerekiyor. Özellikle obezler de başka sağlık sağlık sorunlarıyla karşılaşabiliriz. Ve egzersiz yaparken bu önemsiz olan sağlık sorunları önemli bir takım problemlere sebep olabilir. Onun için öncesinde mutlaka bir hekim kontrolünden geçilmesi, sağlık yönünden kalp, dolaşım sistemi, solunum yönünden herhangi bir sıkıntısının olup olmadığını veya şişmanlığına sebep olabilecek sağlık problemlerinin açığa çıkarılması gerekli. Bununla ilgili bir sorun yoksa genellikle obezitede motivasyon biraz güç oluyor. Öncelikle kendisini hazırlamalı. Gerçekten ben bunu yapacağım ve bu benim için önemli bir avantaj sağlayacak diyerek yaklaşmalı. Ve önerdiğimiz yine ev içinde belki uygulanabilir bir bisiklet olabilir. Ama daha çok dış ortamdaki oksijeni kullanma, bir takım dış uyaranların da olumlu etkilerini dikkate alırsak, dışarıda yürüme. Ama onlarda önerdiğim gibi biraz daha tempoyu düşük tutmak. Çünkü obez kişilerde maksimum oksijen tüketimi anlamlı derecede düşük olacağı için 35 dakika değil, 10-15 dakikalık bir süreçle başlayıp, 4-5 haftalık bir süreden sonra 20-25, hatta 30 dakikaya kadar çıkararak, bunu uzun süreli, belki 20-30 hafta sürece kadar yaydığımızda obezitede kullandığı ilaca egzersizle birlikte çok önemli bir destek sağlayacaktır. Hem kilo kontrolünü başarmış olacağız, hem de sağlık açısından olumlu olacak.”

T E N İ S

Sağlıklı yaşam için sporun şart olduğunu hepimiz iyi biliriz....

Yaşınıza uygun bir spor yapmakta en doğrusu tabi. Spor yapmanın vücudumuza olan yararlarını hemen hepimiz bildiğimiz halde çeşitli bahanelerle ihmal ederiz. Spor, hastalıklardan korunmamız için vücudumuza direnç sağlar, bazı hastalıkları tedavi etmek amacıylada uygulanır.

Hareketsiz bir anda kalp 5 litre kan pompalar ve bunun 1 litresi kaslara gider. Buna karşılık hareket eden bir insanda pompalanan kan miktarı 25 litredir. Bunun 20 litresi kaslara gider. Kalp kasları genişler,çeperleri büyür ve daha fazla kan toplayıp pompalayabilir. Bu sayede damarlarda daha fazla kan dolaşır. Tüm vücudumuzu hareket ettiren sporların başında Tenis (kort tenisi) gelmektedir. 

Bu hafta biraz tenis sporunu tanıtmak istedim. Özel biçimde düzenlenmiş sahada (kort) raketler ve toplarla yapılan (2 yada 4 kişiyle) spor.

Tenis 1874 yılında İngiliz subayı Wingfield tarafından bulundu ve Sphetristike adı verildi.

Tenis kort adı verilen engebesiz düz sahada 2 yada 4 kişiyle oynanır. Kurayı kazanan saha yada servis atmayı seçer. Oyuncu servisi servis çizgilerine basmadan çaprazdaki sahaya düşecek şekilde atmalıdır. Eğer top saha dışına veya çizgi üzerine düşerse yada topa hatalı vurulursa rakip oyuncu bir sayı kazanır. Top nete değerse atış tekrarlanır. 

Oyuncunun iki atış yapma hakkı vardır. İkisinde de nete değerse rakip oyuncu bir sayı alır. Birinci sette servis atan oyuncu ikinci sette servis karşılar. Çift maçlarda ilk sette servis atanın eşi üçüncü sette diğer ekip oyuncularından birisi ikinci sette diğeri dördüncü sette servis atar. Tarafların ilk kazandığı sayı 15 ikinci 30 üçüncü 40 dördüncü set olur. 

İki tarafta 3’er sayı almışsa beraber sayılır. Bundan sonraki sayı Avantajdır. Avantajı alan seti almış olur. Taraflardan biri üst üste iki sayı alıncaya kadar oyun devam eder. Oyunda altı set alan taraf maçın galibidir.5’er set alınmışsa 2 sayı üst üste alan taraf maçın galibidir.      

Türkiye’de ilk tenis 1900 yılında İngilizler tarafından oynanmıştır.

Gun 24 saat ve insanlarin vucut ve ruh durumlari 24 kez degisiyor.
 
Doktorlar, biyologlar ve farmakologlar bu duruma kronobiyoloji adini veriyor. Vucut ritmine gore hangi eylemin hangi saat uygun olacagini da soyle siraliyorlar:

07:00: Kortizon salgilamasiyla organizma uyanir. Ancak vucut hâlâ zayiftir, bu nedenle spor yapmaktan kacinin.

08:00: Seks icin en iyi zamandir, cunku bezler fazla miktarda hormon salgilarlar.

10:00: Organizma simdi faaliyete hazir. Insan yaratici ve dinamik olur.


11:00: Vucudumuz formundadir.

13:00: Vucut formdan bir hayli dusmustur. Verimlilik gun ortalamasinin yuzde 20 altindadir.

15:00: Enerjimiz geri gelmistir, bellegimiz tam formundadir. Ama bu enerji sabahkinden azdir.

16:00: Spor icin en uygun saat. Tansiyon ve dolasim cok iyi durumdadir.

17:00: Organlarin faaliyeti ust duzeydedir. Bobrekler ve mesane cok calisir. Tirnaklarin ve sacin en cabuk uzadigi zamandir.

19:00: Tansiyon ve nabiz tembellesir. Tansiyon dusurucu ilaclar tehlikeli olabilir.

22:00: Sindirim organlarinin gunluk gorevi sona ermistir. Yenen her sey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalir.

23:00: Tam dinlenme saatidir. Metabolizmanin faaliyeti giderek azalir.

01:00: Verimliligimiz en alt duzeyde. Bu saatte calisanlar hata yapar, dikkat son derece azalir.

03:00: Bedensel ve ruhsal olarak karanlik bir safhadir. Bu saatte intihar edenlerin sayisi fazlalasir.

05:00: Hormon salgilamasi giderek yukselir, kaybolan enerji geri gelir. Vucut, yeni gun icin hazirlanir.

anasayfa